Blog
Yapay zekâda görünür olmak: altı adımlık ölçülebilir bir plan
“Yapay zekâda görünür olmak” kulağa soyut geliyor ama somut bir işi tarifliyor: bir asistana sizin sektörünüzün sorusu sorulduğunda, yazdığı yanıtta markanızın geçmesi. Aşağıdaki altı adım bunun sırası. Sıra keyfî değil — ilk adım en ucuz olan ve en sık atlanan, çünkü sitesine tarayıcıyı sokmayan bir markanın metnini düzeltmesi hiçbir işe yaramıyor.
1. Önce soruları yazın, anahtar kelimeleri değil
Asistana kimse “kurumsal hosting” yazmıyor. “İstanbul'da e-ticaret sitesi için hangi hosting firmasını önerirsin?” yazıyor. Ölçeceğiniz birim bu cümle.
On beş–yirmi soruyla başlayın ve üçe ayırın: satın alma niyeti taşıyanlar (“hangisi daha iyi”), karşılaştırma soranlar (“X mi Y mi”) ve marka adınızı doğrudan içerenler. Sonuncusu kritik: markanızın adı geçtiği hâlde asistanın sizi yanlış anlatması, hiç anmamasından daha pahalıya patlar.
2. Tarayıcı sitenize girebiliyor mu?
Bu, listenin en ucuz ve en çok atlanan adımı. Asistanlar bir soruya cevap verirken canlı sayfa okuyabiliyor; okuyamadıkları bir siteyi kaynak gösteremezler. İki ayrı kapı var ve ikisi farklı yerlerde:
- robots.txt — sitenizin kök dizinindeki bu dosya, yapay zekâ tarayıcılarını adıyla engelliyor olabilir. Çoğu zaman bunu kimse bilerek yazmamıştır; bir eklentiden ya da eski bir kurulumdan kalmıştır.
- Güvenlik duvarı ya da bot yönetimi — robots.txt izin verse bile önündeki katman isteği durduruyor olabilir. Bu daha sinsi bir durum, çünkü dosyaya bakan kişi “engel yok” sonucuna varıp geçiyor. Belirti: sayfanız tarayıcıda açılıyor ama bir bot istediğinde doğrulama ekranı ya da 403 dönüyor.
Bu ikisini ayırmadan yapılan her içerik çalışması, kapalı bir kapının arkasına yazı yazmaktır.
3. Bir taban ölçüm alın — ve tek soruyla almayın
Bu modeller non-deterministiktir: aynı soruyu iki kez sorun, iki farklı yanıt alabilirsiniz. Dolayısıyla bir kez sorup gördüğünüz şey bir ölçüm değil, bir gözlemdir.
Her soruyu aynı koşullarda birden çok kez sorun ve şunu sayın: görünürlük % = anıldığınız yanıt sayısı ÷ toplam yanıt sayısı × 100. Yanına bir güven aralığı koyun. Aralığın içinde kalan bir hareket, ölçtüğünüz kadarıyla bir değişim değildir — bu tek cümle, sizi ilerleyen aylarda gürültüyü başarı sanmaktan koruyacak.
4. Kaynakları okuyun: yanıt kimi gösteriyor?
Görünürlük oranı size ne kadar görünür olduğunuzu söyler, neden olmadığınızı söylemez. Cevap kaynaklarda.
Anılmadığınız bir yanıtta hangi bağlantıların gösterildiğine bakın. Genellikle kendi sitenizi değil, üçüncü bir sayfayı görürsünüz: bir karşılaştırma yazısı, bir haber, bir forum başlığı. Sorulacak soru şu: o sayfada siz geçiyor musunuz? Geçmiyorsanız, düzeltmeniz gereken şey kendi ana sayfanız değil, o kaynakla ilişkiniz.
Bu adımda dikkatli olun: bir rakibin o kaynakta geçiyor olması, yanıtta anılmasının sebebi olduğunu kanıtlamaz. İkisi birlikte görülüyor; nedensellik ölçülmüş değil. Kurulmayan bir nedenselliği cümleye koymak, bu alandaki en yaygın hata.
5. Siteyi değil, sayfayı düzeltin
“İçeriğimizi güçlendirelim” bir plan değil. Plan şu: 4. adımda bulduğunuz eksik cevabı, hangi sayfada vereceğinize karar verin ve orayı düzenleyin.
Nasıl düzenleneceği konusunda tahmin yerine ölçüm var. Princeton merkezli bir ekibin GEO: Generative Engine Optimization çalışması (Aggarwal ve ark., KDD 2024) içeriğe istatistik, kaynak gösterimi ve güvenilir kaynaklardan alıntı eklemenin görünürlüğü %40'a varan oranda artırdığını ölçtü. Aynı çalışma anahtar kelime doldurmanın görünürlüğü düşürdüğünü de buldu — yani eski alışkanlık burada ters tepiyor.
Pratik hâli: sorunun cevabını ilk paragrafa koyun, verdiğiniz sayının kaynağını gösterin, bir başlıkta bir soruyu cevaplayın, ve sayfanın tarihini yazın.
6. Yeniden ölçün — ve aynı şekilde ölçün
Değişikliği yaptıktan sonra aynı promptları, aynı sayıda tekrar sorun. Payda değişirse karşılaştırma çöker; “önce 20 kez sorduk, sonra 5 kez sorduk” bir ölçüm değil bir hikâyedir.
Ne kadar sürede değişir? Dürüst cevap: ölçmeden bilinmez. Motora, sayfanın yeniden taranmasına ve sorunun kendisine göre değişir. Bu yüzden takvim değil, tekrar eden bir ölçüm kurun.
Bu işi ücretsiz yapabilirsiniz — ve nerede biter
Yukarıdaki altı adımın hepsi elle yapılabilir. Asistanı açıp sorularınızı sorabilir, sonuçları bir tabloya yazabilir, oranı kendiniz hesaplayabilirsiniz. Bir araç size erişim satmıyor; bunu söylememek dürüst olmazdı.
Elle yöntem şurada biter, ve bunlar gerçek sınırlar:
- Örnek sayısı. 20 soru × 2 motor × haftada birkaç tekrar, elle sürdürülebilir bir iş değil. Az örnekle ölçülen oran ise gürültüden ayırt edilemiyor.
- Kayıt. Üç ay sonra “bu iyileşti mi” sorusunu cevaplayabilmek için geçmiş yanıtların saklanmış olması gerekiyor. Ekran görüntüsü bir arşiv değil.
- Kendi hesabınızın etkisi. Kendi sohbet geçmişinizde soru sormak, size özel bir bağlam taşır; herkesin gördüğü yanıtı ölçmüyor olabilirsiniz.
Bu üç sınır, elle ölçümün yanlış olduğunu değil, ölçeklenmediğini söylüyor. Konunun tamamı ve elle ölçümün adım adım tarifi rehber sayfasında duruyor.
Yapamayacağınız tek şey
Yanıtın içindeki yeri satın alamazsınız — en azından bunu satan bir ürün bilmiyoruz. Böyle bir teklif duyduğunuzda tam olarak neyin satıldığını ve sonucun nasıl ölçüleceğini sorun. Ölçüsü söylenemeyen bir vaat, bir vaat değildir.
Devamı
- Markam ChatGPT'de görünmüyor — dört olası sebep ve hangisi olduğunu nasıl ayırt edersiniz.
- GEO nedir? · AEO nedir? — terimlerin kaynağı ve farkları.
- Metodoloji — bu oranı biz nasıl hesaplıyoruz, hangi cümleleri kurmuyoruz.